Tedavi edilmeyen varisler büyümeye ve çoğalmaya devam edebilir, yaşam kalitesini bozabilir. Zaman içinde bacaklarda şişme, renk değişiklikleri, dermatit ve dolaşım bozukluğuna bağlı yaralar (ülser) gelişebilir. Büyük varisler, içlerindeki durağan kan akımı nedeniyle
pıhtılaşabilir (tromboflebit) ve bu pıhtı derindeki toplardamara ya da akciğere gidebilir (emboli). Çok nadiren de olsa varis kanamalarına bağlı ölüm olayları bildirilmiştir.
Bacaktaki Safen toplardamarları bypass ameliyatında kullanılabilir, ancak bunun için normal çapta olmaları gerekir. Oysa varis hastalarında bu damarlar genellikle çok genişlemiş ve kalınlaşmıştır. Bu tür damarlar koroner bypass ameliyatı için uygun değildir. Ayrıca günümüzde koroner bypass ameliyatında Safen damarlardan çok daha fazla göğüs atardamarı, hatta el atardamarı kullanılmakta ve daha başarılı sonuçlar alınmaktadır. Bu nedenle varis hastalarının ileride doğabilecek kalp problemlerini düşünerek varis tedavisinden mahrum kalmaları
gereksizdir.
Kaçak yapan damar normal işlevinin tam tersini yaparak bacaktaki diğer normal toplardamarların akciğere gönderdiği kirli kanı tekrar bacaklara kaçıran vücuda zararlı bir toplardamardır. Bu haliyle normal işlev gören diğer bacak toplardamarlarına bir “yük” oluşturur. Bu nedenle kaçak yapan damarın lazerle kapatılması ya da cerrahi olarak alınması diğer damarların yükünü azaltarak bacağı rahatlatır.![]()
Tamamen farklıdır. Transdermal (yüzeyel) lazer cilt içindeki kırmızı renkli kılcal varisleri ciltten verilen lazer enerjisiyle tedavi etmek için yıllardır kullanılan bir yöntemdir. Endovenöz lazer ise ilk kez 2002 yılında uygulanan, büyük varislere kan kaçıran damarları ameliyatsız olarak kapatmak için kullanılan ve tüm dünyada hızla yaygınlaşan çok yeni bir tedavi yöntemidir.![]()
En önemli yanlış varisin nedenini anlamadan tedavi yapmaya çalışmaktır. Her varis olgusunda varislere kan kaçırarak onların şişmesine neden olan damar ya da damarlar vardır ve bunlar varislerin nedenidir. Bu neden ancak tecrübeli bir radyolog tarafından ayakta yapılan bir renkli Doppler ultrason incelemesiyle doğru olarak anlaşılabilir. Tedavide önce bu kan kaçıran damar kapatılmalı, sonra varislerin kendisi tedavi edilmelidir. Maalesef bir çok varis hastasına renkli Doppler ultrason yapılmadan skleroterapi (iğne tedavisi) gibi tedaviler
uygulanmakta, ultrason yapılanların önemli bir kısmında da inceleme ya da yorumlanma doğru olmamaktadır.
Derin toplardamarlardaki yetmezlik önceden oluşan bir pıhtılaşma (derin ven trombozu) nedeniyle meydana gelmemişse, genellikle olaya eşlik eden yüzeyel toplardamar yetmezliğine bağlıdır ve bu durumda sanılanın aksine varis tedavisi emniyetli bir şekilde uygulanabilir. Maalesef derin toplardamarlardaki yetmezlikte bu ayrımın hekimler tarafından doğru yapılamaması sonucu bir çok hastaya tedavi olamayacağı söylenmekte ve bu hastalar ömür boyu varis problemleriyle yaşamak zorunda kalmaktadırlar.![]()
Varis hastalığında diz altındaki görünen varislere kan kaçıran ve bu varislerin nedeni olan hastalıklı bir damar mevcuttur ve bu damar genellikle diz üstündedir (Safena Magna Toplardamarı). Tedaviden iyi sonuç almak için önce neden sonra sonuç tedavi edilmelidir. Bu nedenle bir çok varis hastasında önce olayın nedeni olan diz üstündeki hastalıklı damar, daha sonra da varislerin kendisi tedavi edilir.![]()
Merkezimizde tüm varis tedavileri lokal anestezi altında yapılmaktadır. Lokal anestezi sırasında hafif ağrı duyulabilir. Bu ağrı hastalarımız tarafından genellikle “koldan kan aldırma esnasında duyulan ağrıdan daha az” olarak tanımlanmaktadır.![]()
Büyük varislerin çoğu nedenleriyle birlikte tek seansta tedavi edilebilir, ancak bazan ikinci bir seans gerekebilir. Orta boy varisler için 2-3 skleroterapi seansı gerekir. Kılcal varisler için genellikle 3-5 tedavi seansı gerekli olmaktadır.![]()
Bu durum varisin tipine göre ve kişiden kişiye değişebilir. Büyük varislerde genellikle bir ay içinde hem bacakta rahatlama hem de varislerde düzelme görülür. Ancak iyileşme sonraki aylarda da devam eder, maksimum iyileşme ortalama 6-7 ay sonra görülür. Orta boy ve kılcal varislerde iyileşme süresi daha kısadır, ancak genellikle birden fazla tedavi seansı gerekir.![]()
Başarılı bir şekilde tedavi edilen varislerin tekrarlama olasılığı çok düşüktür. Ancak varis hastalığında esas neden genetik faktörler olduğundan vücut ileri bir tarihte diğer bacakta ve hatta tedavi edilen bacakta yeni varisler oluşturabilir.![]()
Girişimsel radyoloji ultrasonografi, tomografi, MR ve anjiografi gibi vücudumuzdaki organ ve hastalıkları görmemizi sağlayan cihazları kullanarak birçok hastalığın ameliyatsız olarak tedavisini sağlayan bir bilim dalıdır. Bu tedaviler genellikle vücutta açılan 1-2mm lik bir delikten, lokal anestezi ile ve ağrısız olarak gerçekleştirilir.![]()
Girişimsel radyologlar önce 5 yıl boyunca tanısal radyoloji eğitimi alarak ultrason, MR, tomografi ve anjiografi gibi cihazları kullanmayı ve bu cihazlarla çekilen filmlerden hastalıkların tanısını koymayı öğrenirler. Daha sonra ayrı bir eğitim sürecinde, insan vücudunu bu cihazlarla görerek birçok hastalığı tedavi edebilecek duruma gelirler. Bu girişimler en sık anjiografi ve ultrasonografi cihazları kullanılarak yapılır.![]()
Kalp damarlarının anjiografisi (film çekme) ve anjioplastisi (balon ve stent ile damar açma) kardiologlar tarafından yapılır. Bu kardiologlara “girişimsel kardiolog” da denmektedir. Kalp dışındaki tüm damarların (bacak, kol, böbrek, boyun, beyin vs) anjiografi (film çekme) ve anjioplastileri (balon ve stent ile damar açma) girişimsel radyologlar tarafından yapılmaktadır.![]()
Varis tedavisi ağrılı mıdır?
Sayfa Özeti: Sıkça Sorulan Sorular
Anahtar Kelimeler: